30 Aralık 2012 Pazar

Ozzy!



Beşiktaş'ın "FEDA" oluşumunun en kayda değer meyvelerinden bir tanesi Oğuzhan. Kendisi sezon başında özellikle belirtiyorum İbrahim Altınsay sayesinde 500 bin euro gibi cüzi bir rakam karşılğında takıma  kazandırılmış bir isim. Arsenal'den geldiğini biliyoruz fakat çoğunlukla Arsenal'in rezerv takımında formasını terletti. Rezerv takımda önceki sezon 19 maçta oynamış ve 5 gol, 8 assistlik bir performans sergilemiş. As takımda ise 2 Lig Kupası maçında sonradan oyuna girip 1 asist kaydederken  Old Trafford'da 8-2'lk hezimette kadroda kendine yer bulmuş. Milli takım olarakta Hollanda U-17 VE U-19'ta görev aldı. Şu an ise Türkiye U-21 milli takımı adına mücadele ediyor.

Transferin gerçekleştiğini öğrendiğimde Arsene Wenger demek umudu kesmiş ki bize satmış gibisinden bir düşünceye kapılmıştım. İlerleyen zamanda Ali Ece'nin hakkındaki yorumlarını gördüğümde Ali Ece böyle diyorsa bu adamda iş vardır dedim. Aslında Wenger'in transfere onay vermesi Wilshere, Arteta, Ramsey ve Song gibi kaliteli orta saha hattına sahip olmasından kaynaklanıyor.Bu isimler arasında çok zor gözüken forma yarışına girmektense Beşiktaş'a imzalaması yapabileceği en iyi tercihti.

 Kendisini Karabük'te ki maçta izleme canlı izleme şansı buldum. Oyuna 75. dakikada dahil oldu. O dakikadan itibaren 3-0'ın da verdiği rahatlık ile onun üstünde yoğunlaşmaya başlamıştım. Maçın gidişatı  yedekten gelen oyuncular için iyi bir fırsattı. Sahada kaldığı 15 dk.'da dikkat çeken bir hareket yapmamasına rağmen bir altıpas civarından net bir kafa vuruşunu direğe nişanladı ama Oğuzhan'ın sahada ki duruşu bile ben futbolcuyum diye bağırıyordu adeta.  

İlerleyen haftalarda ilk 11'de şans bulduğunda merkezde ki 3 isimden 2'sinin ofansif olması yani Fernandes'le Oğuzhan'ın birlikte sahaya sürülmesi korkunç bir hücum gücü yarattı. (Genç bir oyuncu için Fernandes gibi bir futbol dehası ile birlikte oynamak onun için büyük şans ki kendi de öyle olduğunu belirtiyor). Holosko, Almeida ve Olcay'ın onlara ayak uydurmasıyla 17 maçta atılan 38 Beşiktaş'ın benim gördüğüm en golcü kimliğe bürünmesini sağladı. Üstelik bazı futbol otoritelerinin Beşiktaş'ı ilk 10'un dışında gördüğü bir sezonda. 

Top kontrolü, pas yeteneği ve en önemlisi oyunu okuma becerisiyle Beşiktaş taraftarının sezon öncesindeki karamsarlığını dağıtmış durumunda ve buu performansıyla devam ettiği sürece ki Ali Ece henüz %4o'larda olduğu söylüyor. Beşiktaş adına olağanüstü işlere imza atacağına inanıyorum. Wenger yana dursun biz İbrahim Altınsay'a Yerli Fabregas'ı bize kazandırdığı için teşekkür edelim.



28 Aralık 2012 Cuma

27 Aralık 2012 Perşembe

2013 Pozu


Güzel olmuş..

Herkes tamamda en önde çömelen gözlüklü arkadaşı çözemedim. Kim o hakkaten?


Güncel Söylenti



15 milyon euro karşılığında Corinthians'a transferi konuşuluyor. 

Uzun süreli sakatlıklardan başını kaldırmış durumda. Londra Olimpiyatlarında da ülkesi adına mücadele etti, 1 de gol attı. Fakat bu sene aradığı şansı bir türlü bulamadığını söylemek lazım. Liglere ara verirken Pato, bu sezon Serie A'da sadece 4 maçta forma şansı buldu. Formda El-Shaarawy, Pazzini ve Krkic'ten sonra düşünülen isim konumunda. Eğer bu transfer gerçekleşirse her Brezilyalı oyuncu gibi  Pato'nun da Brezilya'da düzenlenecek 2014 Dünya Kupası'nda oynamak istemesinden dolayıdır diye düşünüyorum. Eee Dünya Kupası sonuçta üstelik ülkende düzenleniyor.

Ama
Ben bu transferin sonuçlanacağını pek düşünmüyorum. Çok değil FourFourTwo'nun Aralık sayısında bir röportajı var. "Kariyerinin geri kalanını Milan'da geçirmek ister misin?" sorusuna Tıpkı Maldini gibi kariyerinin tamamında Milan'da kalmak istediği ve kulübün sembol isimlerinden bir olmayı hedeflediğini söylüyor. Neden bilmiyorum ama şahsen bende Pato'yu başka bir takımda görmekten haz etmem.

Basın bu. Transfer döneminde sürekli yazar çizer. Belki sağlam bir kaynak üzerinden yapılmış bir haber olabilir ama Pato hiçte oralı değil..

26 Aralık 2012 Çarşamba

Tanıdık Bidonlar



Ballon d'Or değil Ballon de Plomb...

Yani Fransa Lig 1'de yıl içerisinde en kötü performans gösteren oyunculara verilen, biz de ki karşılığıyla "Yılın Bidonu" ödülü.

Fransa'nın en kötüsü olmak için belirlenen aday listede Lugano ve Galatasaray'ın transfer ettiği Cris de var. 

Aslında Süper Lig, bidonlarla içli dışlı bir lig konumunda. 2009-2010 sezonunda Galatasaray forması giyen Abdul Kader Keita hem 2008 hem de 2009'da aday listede yer almış ve 2009'da en kötü 2. oyuncu seçilmişti. O sene 1. olan isim ise oyların 21,42'sini alan Mateja Kezman'dı. 

Bir sonraki sezon ise Fenerbahçe'nin Toulouse'a kiraladığı Colin Kazım-Richards'ta belirlenen aday listede kendine yer buldu. Üstelik yarım sezon geçirmesine rağmen.Büyük başarı!

Ayrıca bu ödülün İtalya Serie A versiyonu olan Bidone d'oro'da da iddalıyız. 

2008 yılında Ricardo Quaresma, 2009 yılında da Felipe Melo bu ödüle layık görüldü. Milos Krasic ise 2011 senesinde en kötü 3. oyuncu oldu.

25 Aralık 2012 Salı

Michu mu?


Meğer Beşiktaş'ın kapısından dönmüş...

 Sezon öncesinde İbrahim Altınsay'ın Beşiktaş'a kazandırmak istediği futbolcuların başında geldiği söyleniyor. Varsayım üzerinden yola çıkarsak; kaçan balığın büyük olduğunu söylemek lazım. Bir önceki sezon La Liga'da attığı 15 golle Rayo Vallecano'yu ligde tutan isimdi Michu. Yaz transfer döneminde ise 2 milyon euro gibi bir rakamın Beşiktaş yönetimi tarafından çok görüldüğü ve veto yediği söyleniyor. 

Galler'in mütevazi takımı Swansea ise Sigurdsson'un yerini cüzi bir miktar karşılığında Michu ile doldurdu ve şu an Premier Lig'de 18 maçta attığı 13 golle gol krallığında zirvede. Attığı gollerden ziyade benim izlediğim kadarıyla uzun boyuna rağmen top hakimiyeti çok iyi ve çok yönlü bir forvet oyuncusu. Yani bu saatten sonra Beşiktaş istese bile kadrosuna katması imkansız!

Yanlış hatırlamıyorsam ilk olarak önceki sene Futbol Mundial programında görmüştüm kendisini. Rayo ve milli takım hedeflerinden bahsediyordu fakat haftasonu ManU ile oynadıkları maçtan sonra Sir Alex Ferguson, İngiltere'ye gelmeden önce Michu'yu tanımadığını söyledi. Garip?

Oğuzhan'ı Beşiktaş'a kazandıran İbrahim Altınsay'ın yeniden göreve gelmesi beni her ne kadar sevindirdiyse istifası da beni o kadar üzmüştür. Görevinin başında kalsaydı da daha nice isimleri Beşiktaşımıza kazandırsaydı...


24 Aralık 2012 Pazartesi

Jahic Ailesi


Şu an ailesi ile birlikte Saraybosna'da...

Karabükspor'da bileti kesilen 5 oyuncudan bir tanesi de Jahic'ti. Mesut Bakkal'ın takımın başına getirilmesi her ne kadar olumlu bir hamle olsa da olağan dışı bir durum olmadığı sürece Jahic'in gönderilmesi kesinlikle hatadır.


23 Aralık 2012 Pazar

2. İstanbul Zaferi



Aslında bu başarı pek tesadüf sayılmaz. Çünkü Karabükspor ligin en iyi hızlı hücum yapabilen  takımlarından bir tanesi. Ön libero'da Yiğit ve Birol ile rakibi karşılayıp topu rakibe vererek oynayan Karabükspor'da ilerde birbirine çok uyumlu LuaLua, Shelton, Ahmet İlhan ve İlhan Parlak rakibi hızlı oyunlarıyla avlıyor. Bu 4'lünün teknik kapasitesinin belli bir seviyenin üzerinde olması (özellikle LuaLua'nın) bu işi kolaylaştırıyor.

Önceki sene iç sahada topladığı puanlarla dikkat çeken Karabükspor, bu sezon ise Mesut Bakkal elindeki oyuncuları en iyi şekilde kullandığı için tam tersine bir deplasman takımı haline geldi. İç sahada da iyi oynamasına rağmen deplasmanda olduğu kadar boş alan bulamaması gol yollarında sıkıntı yaratıyor. Bunu Elazığ maçında net bir şekilde gördük.

22 Aralık 2012 Cumartesi

El Fenomeno & Zizou


Messi, Cristiano iyi ama bu adamlar başka aga!


Kıyamet Seninle Kopmaya Geldik


Beşiktaş ilk 25 dakikada geri düşmediyse McGregorun sayesindedir. Kayserispor ilk 25 dk'da 2'yi, 3'ü bile bulabilirdi fakat klasik bir tabir ama McGregor adeta kalesinde devleşti. Bu dakikadan sonra Samet Aybaba çok çok doğru bir hamleyle Ersan'ı oyundan aldı. Ersan'ın performansı her ne kadar Beşiktaş taraftarını üzse de Samet Aybaba'nın "hatanın neresinden dönersek kardır" hamlesi oyunu Beşiktaş'ın lehine çevirdi. Veli'nin Beşiktaş'a geldiğinden beri yaptığı belki de en olumlu ofansif hareket golü getirdi. Bu dakikadan sonra hücumda ki tempo farkın artmasını sağladı. Farklı öne geçtikten sonra takım yine afall.... Amaaaan bırakalım bunları.

Biz skorun, oynanan güzel futbolun ve ligde bulunduğumuz konumun keyfine bakalım. Bu takım bu ruhla, bu mücadeleyle, bu tutkuya oynamaya devam ettiği sürece daha çok yakacaktır. Artık biz değil onlar düşünsün...


21 Aralık 2012 Cuma

Hoşcakal Gözüm!


Quaresma...

2 yıl önce bende dahil tüm Beşiktaş taraftarlarının sevinçle, çoşkuyla, özlemle beklediği Dış Hatlar'da hüzün vardı dün.

Futbol literatürümüze Trivela'yı, Rabona'yı katan, Türk futbolunun gördüğü en yetenekli oyunculardan Ricardo Quaresma ayrıldı Türkiye'den.




19 Aralık 2012 Çarşamba

19.12.1909


 Borussia Dortmund kuruluşunun 103. yılını kutluyor
 
...
 
 
 

Christmas Tactics


Hazır Noel yaklaşırken Arsenal, futbolcular için güzel bir oyun hazırlamış.

14 Aralık 2012 Cuma

Neden Olmasın?

Sezon öncesi kimse Beşiktaş'ın şampiyonluk yarışında var olacağını düşünmüyordu belki ama  Samet Aybaba'nın takımı göze hoş gelen futbol oynuyor ve 15. hafta itibariyle zirveye ortak durumda. Peki devre arasında yapılacak bir kaç takviye Beşiktaş'ı zirveye taşıyabilir mi? 

1.) Sol bek transferi

İsmail Köybaşı'nın sakatlığı tam düzeldi ve takımlara çalışmalara başladı diye sevinirken sakatlığının nüksetmesi ve 6 ay daha sahalardan uzak kalacak olması defansın solunda büyük bir boşluk yarattı. Bu nedenle Beşiktaş'ın en çok sıkıntı yaşadığı bölgelerin başında defansın solu geliyor. Sene başında bu bölgeye alınan Uğur Boral benim şu ana kadar izlediğim Beşiktaş sol bekleri arasında açık ara en kötüsü..Belki de tüm zamanların en kötüsüdür. Tabii geçirdiği ağır sakatlıklar performansını etkiledi ama kesinlikle Beşiktaş ayarında bir sol bek değil. Sürekli yaptığı kademe hataları puan kaybına ve taraftarın çıldırmasına yol açtı desek yeridir.



Onun alternatifi olarak bulunan Emre Özkan ise 3 senelik Ordu macerasının ardından takıma katıldı. Onun hakkında da olumlu bir şey söyleyemeyeceğim. Maalesef Beşiktaş'tan ayrıldığından beri kendini hiç geliştirmeden geri dönmüş diyebilirim. 

Bir diğer isimde Beşiktaş altyapısından yetişen Erkan Kaş. Çaykur Rizespor'da geçirdiği kiralık geçirdiği 2 sezonun ardından takıma katılan Erkan daha çok ofansif yeteneklere sahip bir oyuncu olduğundan Samet Aybaba onu alternatif olarak ilerde kullanmayı düşünecektir.  

Devre arasında yapılacak iyi bir hamle Beşiktaş defansının sorunlarını büyük ölçüde çözecektir.

 2.) Hücum hattına yapılacak bir takviye


Beşiktaş'ın bu sezon golcü bir kimliğe bürünmüş olabilir. İbrahim Altınsay'ın Beşiktaş'a kazandırdığı Oğuzhan, çok yetenekli ve umut vadediyor. Onunla ilgili çok şey yazılır ama konu dışına çıkmamak için kısa kesiyorum. Fernandes zaten gerçek bir futbol virtüözü. Fakat  bu iki isimden birinin yokluğu Beşiktaş'ın son 30 metrede ki yaratıcılığını kısıtlıyor. Bu nedenle fırsatları arttırma adına bir oyuncu transferi gerçekleşmeli. Beşiktaş'ın gündeminden düşmeyen isim; Nene. Fazla forma şansı bulamaması ve bu sezonun sonunda sözleşmesinin bitecek olması bonservisi konusunda Beşiktaş'a kolaylık sağlayacak olduğundan transferin sonuçlanması yüksek ihtimal. Nene orta sahanın solunda, sağında ve forvet arkasında oynayabilen çok yönlü bir oyuncu. Beşiktaş'a kazandırılması halinde Samet Aybaba'nın onu sol kanatta kullanacağı düşünüyorum. Bu sayede Beşiktaş'ın hücum bölgesinde ki çeşitliliği artacaktır. 



Sonuç olarak ara transfer döneminde takıma katılacak bir sol bek ve bir hücum oyuncusu Beşiktaş'ı bu sezon şampiyon yapabilir. Bir Beşiktaş aşığı olarak diyorum "Neden olmasın?"

13 Aralık 2012 Perşembe

Football Hero




Bildiğimiz Guitar Hero'nun futbol topuna uyarlanmış hali

Futbola olan sevdalarını yaptığı işlere de yansıtan İngiliz rock grubu Kasabian, bir grup genç futbolcuya duvara vurulan toplarla hit parçaları "Underdog" çaldırmaya çalışmış ve başarılı olmuştu.

12 Aralık 2012 Çarşamba

Aubameyang'ın Kramponları



Saint Etienne'li Aubameyang, Lyon maçına 4500 swarowski taşından hazırlanan yeni ktamponlarıyla çıktı. Lüksün sınırlarını zorlayan futbolcunun ktamponunun değeri tam 3000 dolar




Bir dönem Ntvspor'da yayınlanan Veni Vidi Vici'nin bir ayağı da Fransa'nın en ünlü derbisi St.Ettienne-Lyon maçı üzerineydi. Bağış Erten ve Banu Yelkovan St.Etienne tesislerinde gezerken oyuncuların lüks arabalara sahip olmaması dikkatimi çekmişti. Tesislerde çoğunluğu sıradan Peugeot marka arabaların oluşturduğu bir park alanı vardı fakat gerek kramponu gerek arabası olsun Aubameyang bir istisna sanki... 

10 Aralık 2012 Pazartesi

Eşcinsellerin İdolü



Montpellier'de oynadığı dönemde Lig 1'in en yakışıklı oyuncusu seçilen Olivier Giroud'un geylere hitap eden dergi Tetu'ya kapak olmuşluğu var.

Bu konu hakkında "Beğenilmek güzel bir şey(gülüyor).Saha dışında bu tür olaylara takdir kazanmak elbette önemli ama ben daha çok saha içinde yaptıklarımla hatırlanmak istiyorum" diyor kendisi.

Eşcinseller tarafından beğenilmek Olivier'in hoşuna gitmiş anlaşılan...




Kaynak: FourFourTwo

9 Aralık 2012 Pazar

Yaktın bizi Stark!



Per Ciljan Skjelbred


Önceki hafta Hamburg'un deplasmanda Wolfsburg'la oynadığı maçı izlerken spiker birden "Şikilbred" dedi.Ses tanıdık gelmişti çünkü Fifa'da ki spikerde böyle telaffuz ediyordu.

Fifa09'u Manager Mode'da oynarken ilk transfer döneminde kadroya kattığım adamlardandı Skjelbred. 80 overalle Rosenborg'ta oynuyordu ve Fifa'nın genç yeteneklerindendi, hızlı gelişiyordu.

Hakkında hiç araştırmada bulunmamıştım basında adını hiç duymadığımdan hala Rosenborg'ta oynadığını düşünmüştüm fakat sene başında Hamburg'a transfer olmuş.Son 3 haftadan beri 11 oynuyor. Hoffenheim maçında da izledim, beğendim. Bundesliga zaten sürekli takip ettiğim izlediğim bir ligdi ve izlemem için bir neden daha doğmuş oldu.

Ayrıca 15 yaşında ülkesinde düzenlenen yetenek yarışmasını kazanıp Liverpool ile 1 hafta antrenmana çıkma şansını elde etmiş (Bizde ki Futbol Prensi formatı). Liverpool kendisine youth contract önermiş fakat teklifi reddedip Rosenborg'a imza atmış. Teklifi niye kabul etmemiş bilemem ama Liverpool altyapısından yetişmiş olsa daha farklı yerlerde olabilirdi.

8 Aralık 2012 Cumartesi

10'un Sevinci


  

Gourcuff'un Sakatlık Süreci

Gourcuff, Lyon'a imza attığı günden bu yana yaşadığı sakatlıklarından dolayı Bordeaux'da ki performansını tam olarak  sahaya yansıtamadı.Tam sakatlıklardan kurtulup eski Gourcuff'u izleyeceğimi düşünürken henüz ligin 2. haftasında Stade de Gerland'da oynanan Troyes maçının 12.dakikasında sakatlanıp oyundan çıkmak zorunda kaldı. Halbuki ligin ilk haftasında oynanan Rennes deplasmanında takımını galibiyeti getiren golü atmış ve olumlu sinyaller vermişti.

Fransız yayın kuruluşu Canal+, Gourcuff'un sakatlık sürecini yakından takip etti;






7 Aralık 2012 Cuma

Podolski vs Giroud




Futbolla çok içli dışlı olmayan bir adama “Podolski” deseniz “topçu değil mi o?” gibisinden bir tepkiyle karşılaşabilirsiniz çünkü 27 yaşında olmasına rağmen 100'ün üstünde milli maça çıkmış ve oynamaya da devam eden 2 Dünya kupası ve 2 Avrupa şampiyonası gören bir adamdan bahsediyoruz( attığı 44 golde cabası).Köln’ün efsanesi, Bayern Münih’te çokta iyi sezonlar geçirememesine rağmen milli takımının vazgeçilmezi olan Podolski takımı Köln’ün küme düşmesi üzerine (ki küme düşen takımın kadrosunda Lukas Podolski gibi bir oyuncuyu barındırması da Bundesliga’nın ne kadar kalite bir lig olduğunu gösteriyor) bu yaz 11 milyon pound karşılığında Arsenal’e transfer oldu.Nuri’yle saha içinde yaşadığı münakaşadan dolayı pek sempati duymasam da çok iyi olduğu aşikar

Olivier Giroud ise 3 sene öncesine kadar vasat bir 2.lig futbolcusuydu ama Lig 1’de Montpellier formasıyla geçirdiği 2 mükemmel sezonun ardından kendini 13 milyon pound karşılığında Arsene Wenger’in Arsenal’in de buldu.Geçen sezon attığı 21 golle Younes Belhanda ile birlikte takımın gol yükünü çeken Giroud toplamda 42 maçta 25 gole imza attı.Fransa milli takımında ise kendine yeni yeni yer bulmaya başlayan Olivier Giroud 12 kez milli oldu ama Euro 2012 de sadece 32 dakika forma şansı bulabildi ve toplamda sadece 1 gol kaydedebildi.

Fransa liginde şampiyon olan takımın yıldızı ile Bundesliga’da küme düşen takımın yıldızının bu yaz aynı takıma transfer olması iki lig arasında ne kadar kalite farkı olduğunun bir kanıtı değil mi? Sonuç olarak biri yeni parlayan diğeri ise yıllardır ismini sık sık  duyduğumuz bu 2 yetenekli oyuncu bu sene "The Gunners" için mücadele ediyor.