27 Mayıs 2013 Pazartesi

Sezonun Çıkış Yapan Oyuncuları


1. Ertuğrul Taşkıran (Kayserispor) Bir önceki sezon Samsunpor, bu sezon ise Kayserispor'da kiralık oynayan Ertuğrul, Fenerbahçe'nin oyuncusu olmakla birlikte kiralık oynadığı tüm takımların 1 numarası olması ve performans olarakta her sezon üstüne koyarak devam etmesi listede yer bulmasını sağladı. Uzun zamandır adından söz ettirmiş olsa da gerek Samsunspor formasıyla küme düşme duygusunu yaşaması gerekse yine aynı dönemde elinden yaşadığı sakatlık sebebiyle belli bir süre sahalardan uzak kalmış ve performansı dönem dönem düşmüş olsa da 2 seneliğine kiralandığı Kayserispor'da kendine uygun bir ortam buldu. Henüz 23 yaşında. Kayserispor'da son dönemde izlediği gençleşme politikasında Ertuğrul'un da yer edinmesi zor olmadı. Bu sezon 30 lig maçında görev aldı, 9 maçta kalesini gole kapadı. Çok yetenekli olmasının yanı sıra görebileceğiniz en efendi, en art niyetsiz futbolculardan biridir kendisi. Kırmızı kartla oyun dışında kaldığı Orduspor maçında kart gördükten sonraki yüz ifadesinden ne kadar iyi niyetli anlamak zor değil. 

2. Şener Özbayraklı (Bursaspor) Yaz transfer döneminde İbrahim Altınsay'ın listesinde kendine yer bulan ve Beşiktaş'ın yeni futbol direktörü Önder Özen tarafından adı sıkça söz edilen Şener ara transfer döneminde Ptt 1.Lig'i atlayıp direkt olarak Süper Lig'e, Bursaspor'a transfer oldu. Kısa sürede kendini kabullendiren ve ilk 11'de forma şansı bulan ve bir anda ligin etkili sağ beklerinden birine dönüşen Şener, savunma yeteneklerinin yanı sıra yaptığı bindirmeler ile hücuma katkı yapan, oyunun iki yönünü de oynayabilen nadir yeteneklerden. Kendisin için "Yeni Gökhan Gönül" yakıştırmasını yapmak yanlış olmaz herhalde.

3. Uğur Demirok (Akhisar Bld.) Süper Lige yükselen Akhisar Bld.'de teknik direktör Hamza Hamzaoğlu'nun son dönemde Süper Lig'e yükselen takımların tercih ettiği, eldeki oyuncuların neredeyse tamamıyla yolları ayırıp yerine bir o kadarını transfer etmektense  takımın Süper Lig'e yükselmesinde büyük rol oynayan kilit oyuncuları elde tutup, kısıtlı bütçe ile oluşturulan takımda, defans hattının tandemini oluşturan Uğur Demirok'un, Akhisar Bld.'nin ligin en az gol yiyen takımlarının arasında yer almasında pay sahibi olduğunu ve çok başarılı bir sezon geçirdiğini söyleyebiliriz. Kendisi Galatasaray altyapısında yetişmiş ve alt yaş kategorilerinde milli formayı terletmiş olmasına rağmen Galatasaray'da yeteri kadar forma şansı bulamayınca Anadolu'nun çeşitli kulüplerine kiralık olarak gönderilir. Uzun süren kiralık dönemlerinin sonunda yolu Akhisar'a düşer ve gerçek potansiyelini sahaya yansıtmaya başlar. İzlediğim kadarıyla mevkisine uygun fizik yapısına sahip, atletik ve güçlü. Ceza alanı içerisinde yaptığı 190 olumlu hamle ile 3., rakipten gelen 631 topu kesmesi ile de  lig sıralamasında 4. olmasının yanı sıra kafa toplarında da etkili olan Uğur bu sezon takımı adına 3 gol kaydetti. 



4. Aykut Demir (Gençlerbirliği) Avrupa'da yetişen ve genç yaşta Türkiye liglerini tercih eden gurbetçilerden, Anadolu takımlarında başarılı olup, sivrilmesi bilen ve zamanla 3 büyüklerin transfer listesinde kendine yer bulan oyuncu tiplemesine örnek olan Aykut, bu sezon tabiri caizse Gençlerbirliği savunmasının bel kemiği oldu. Ceza alanı içerisinde yaptığı 192 olumlu hamle ile Yalçın Ayhan'ın ardından lig genelinde 2. sırada yer aldı.

5. Dusko Tosic (Gençlerbirliği)  Sochaux, Werder Bremen, Real Betis, Kızılyıldız, QPR derken son olarak kendisi Gençlerbirliği'nde bulan ve bazı kesimlerce Süper Lig'in en iyi sol beki olarak tanımlanan Tosic, oyunun 2 yönünüde çok iyi oynadığından bu sezon genellikle rakibin sağ kanadını "otoban yapan", "ray döşeyen" sol bek yakıştırılmasını fazlasıyla hak eden cinsten futbol oynadı. Savunmada güven veren oyunu, 90 dakika bitmek bilmeyen enerjisinin yanı sıra yaptığı 8 asist ve rakip ceza  sahasına gönderdiği 185 top ile takımının hücum etkinliklerinin çeşitlenmesini sağladı. Zamanında potansiyel sahibi genç yıldızlardan biri olarak görülmesine, şu an 28 yaşında olmasına ve Avrupa'nın 3 büyük liginde tutunamamasına rağmen bu sezon büyük bir sıçrama yapan Tosic, çıkış yapan oyuncular karmasının sol beki olmayı fazlasıyla hak etti.



6. Alper Potuk, Salih Uçan (Fenerbahçe) ve Oğuzhan Özyakup (Beşiktaş), Bu üçlü için çok fazla konuşmaya gerek olduğunu düşünmüyorum. 3'ü de çok özel yetenek ve formasını giydikleri takım taraftarlarına geleceğe dair umut aşılayan bu 3 yeteneğin Milli takımın gelecekteki orta sahasını oluşturacak olması muhtemel.

7. Serdar Gürler (SB Elazığspor), Teknik direktörlük görevine Yılmaz Vural'ın getirilmesi ile ligde kalan Elazığspor'da saha içindeki başarıda en çok pay sahibi olan oyunculardan biri olan Serdar, altyapı eğitimini Fransa'nın Sochaux takımında almış ve yolu bu sezon Elazığ'a düşmüş. Sadece kadro değeri olarak değil yapı olarakta kağıt üstünde ligin en zayıf takımlarından biri olarak gösterebileceğimiz Elazığspor'da topu ayağına aldığında taraftarları heyecanlandırabilecek ender oyunculardan biri olan Serdar, çok hızlı, teknik dripling kabiliyeti yüksek olan fakat fazla heyecanlı bir yapıya sahip olduğundan zaman zaman saha içinde yanlış pas veya şut tercihlerinde bulunması belki de en büyük eksisi. 

8. Olcay Şahan (Beşiktaş), Öncelikle Beşiktaş cephesi Olcay Şahan transferini duyurduğunda Beşiktaş taraftarın büyük bir beklenti içinde olduğu olduğu söylenemez. Sonuçta 25 yaşındasın ve Türk milli takımıyla adın ciddi şekilde anılmamış ve belki sadece Bundesliga'yı yakından takip eden bazı insanların gözüne çarpan bir futbolcu olarak Beşiktaş'a imzalamak ve 10 numaralı formayı sırtına geçirecek olmak spor kamuoyunca tepki bile toplamıştı fakat bedelsiz olarak geldiği günden beri Galatasaray ve Fenerbahçe'nin 8-9 milyon eurolar ödeyerek aynı mevkiiye transfer ettiği Krasic ve Amrabat taş çıkarır cinsten futbol oynadı, mükemmel bir sezon geçirdi. 34 maçın 33'ünde maça ilk 11'de başlayarak sadece takımında değil ligdede en çok süre alan oyunculardan biri olan Olcay, 11 gol - 5 asist ile sezonu kapatırken hücumda yaptığı 400 pas ile 3.bölgede büyük katkı sağladı.



9. Bobo (Kayserispor), Tıpkı Hidayet Türkoğlu'nun 29 yaşında NBA En Çok Gelişme Gösteren Oyuncu ödülünü kazanması gibi Bobo'da kötü geçen Cruzeiro günlerinin ardından Süper Lig'e Kayserispor formasıyla dönüş yaptı ve 18 gole ligi tamamlayarak Türkiye kariyerindeki en yüksek gol rakamına ulaştı.




İstatistik verileri MatchStudy.com'dan alınmıştır
...

24 Mayıs 2013 Cuma

Ferguson & Beckham


Recently retired David Beckham signing his Manchester United contract on May 2, 1989, on his 14th birthday

11 Mayıs 2013 Cumartesi

Noel Wembley'de


Koyu City taraftarı olduğu bilinen Noel Gallagher, oğlu ile birlikte Manchester City ile Wigan arasında oynanan F.A Cup final karşılaşması için Wembley'de iken. 

5 Mayıs 2013 Pazar

Gol Sorununuzu Çözebilecek 3 Forvet


Malum transfer dönemi yaklaşıyor. Performans, maliyet ve olasılıklar çerçevesinde Almanya Bundesliga'dan ülkemize transferi gerçekleştiğinde başarılı olması muhtemel 3 özel forvetin değerlendirmesi. 

 Nikola Djurdjic, 27 yaşında, Sırp, Greuther Fürth oyuncusu 

Avrupa liglerini takip eden veya hobi niyetine taraftarı olduğu takım için kendi çapında scouting çalışmaları yapan biri olaraktan sadece benim değil birçok futbol severin son dönemde fazlaca dikkatini çeken, "paramı alırım, golümü de atarım" edasıyla geçirdiği  son 1 sezonda kendisi için ödenen meblağların çok çok üzerinde performans sergileyen yegane golcülerden Djurdjic, Norveç ligi ekiplerinden Haugesund'da 3 sezon da 75 maça çıkıp 46 gol kaydettikten sonra İsveç Allsvenskan takımlarından Helsinborg'a kiralanır ve burada da 11 maçta 10 gol atma başarısı gösterirken Uefa Avrupa Lig'inde 4 defa fileleri havalandırır fakat ardından sadece 1 milyon euro karşılığında Bundesliga'da ligin dibine demir atan Greuther Fürth'e transfer olur. Fürth'ün sezon boyunca yaptığı en olumlu hamle olan Djurdjic, 11'de başladığı ilk maçta, Veltins Arena'da 1 gol 1 asistlik performansı ile galibiyetin mimarı olurken takımının kümede kalma umutlarını taze tutmasını sağlar ve Sinisa Mihajlovic tarafından milli takım kadrosuna çağrılır. Nikola'nın Fürth gibi kapasitelerinin üst sınırı çok düşük olan bir takımda 12 maçta 5 gol atması bile bir başarıdır aslında.(zaten takımdaki diğer forvetlerin gol sayısı toplamı 1. Onu da Ilir Azemi bu hafta attı!)

Kuzey Avrupa liglerini kasıp kavuran fakat bu denli yetenekli bir oyuncu olmasına rağmen ikinci planda kalan bu saklı yetenek sonunda gün yüzüne çıktı ve bir çok Avrupa kulübünün peşinde olduğu söyleniyor. Türk kulüpleri hala kendisini keşfedemediyse söylenecek söz yok. En azından Google'a "maliyeti düşük olan ama çok gol atan forvet" yazıp, aratsalar bile rastlayabilirlerdi.

Peki nasıl bir oyuncudur? Nikola 1.85 boyunda ve fiziki olarak güçlü, kolay kolay yıkılmayan bir yapıya sahip. Boyundan dolayı hava toplarında da etkili olan bu adamın gol repertuarı  ise oldukça geniş. Youtube'daki "Nikola Djurdjic Highlights" veya son oynadığı Hannover maçında attığı ilk gole bakarsanız gol vuruşunun ve bitiriciliğinin son derece gelişmiş olduğu konusunda bana hak verirsiniz. Onun dışında asist yeteneği olan, pozisyon bilgisi gelişmiş, her an rakip savunma için tehlike arz eden ve kendisini Fürth forması altında izlediğimden midir bilmiyorum ama yeterli desteği alamadığında 3 bölgeden uzaklaşıp top almaya geliyor ve topu arkadaşlarını dağıtıp, takımı ileri taşıyor. Eee kaliteli adamın yanında en az onun kadar iyi birkaç adam olsun ki işini yapsın değil mi? 

Teemu Pukki, 1990 doğumlu, Finli, Schalke 04 oyuncusu 

 Pukki'yi Türk halkı olarak Finlandiya'ya kaybettiğimiz 3-2'lik hazırlık maçı ve ardından Şampiyonlar liginde temsilcimiz Galatasaray'ın Schalke 04 ile eşleşmesi ile tanıdık. Hikayesine geçmeden önce hiç tanımadığımız birine karşı bile yüzüne baktığımızda "bu adamdan zarar gelmez" diyebileceğimiz adamlardan biri gibi geliyor bana bu iyi niyetli, sempatik, İskandinav delikanlısı..


Pukki, ülkesinde futbola başladıktan sonra genç yaşta Sevilla'nın B takımına transfer olur. İspanya macerasında  Sevilla B takımı formasıyla maçlara çıkmasına rağmen as takımda sadece 1 maçta sonradan oyuna girme şansını elde ederken, İspanya'da yeteneğini sergileyebilecek bir ortamı ve huzuru bulamaz ve Finlandiya'nın en büyük takımı HJK Helsinki'ye transfer olur ve kaderi değişir. Yavaş yavaş forma şansı bulmaya başlayan Pukki ilk sezonunda 7 maçta 2 gol kaydederken, 2. sezonunda asıl patlamasını yapar. Ligde 18 maçta 11 gol 8 asistlik istatistik yakalayan Pukki, Almanya Bundesliga'ya transferini sağlayacak olan takımı Helsinki'nin, Avrupa Ligi eleme turunda Schalke ile eşleşmesinde 2 maçta Schalke ağlarına 3 gol gönderir ve kendisini Schalke radarında bulur. Bu eşlemeden sonra henüz 1 hafta dolmadan 1.5 milyon euro bonservis bedeli karşılığında Schalke'ye imzalayan Pukki, ilk 11'de forma şansı bulduğu ilk maçta 2 gol birden atarak Bundesliga kariyerine harika başlangıç yapmış olsada Raul-Huntelaar ikilisinin olağanüstü performansının gölgesinde kalır ve sezonun büyük bir bölümünü yedek kulübesinde geçirir. O sezon 19 maçın 5'inde ilk 11'de şans bulan Pukki 5 gol kaydeder. Bu sezonda Klaas-Jan Huntelaar'ın gölgesinde yedek kalmaktan kurtulamayan Pukki, maçlarda sonradan oyuna girip, az süre alsa da 3 gol atmayı başardı ve Schalke onun gol attığı karşılaşmalarda 7 puan topladı. Milli takımda ise 10 numaranın sahibi olan Pukki son olarak İspanya ile 1-1 berabere kaldıkları Dünya Kupası eleme grubu maçında gol atarak  
sürpriz skorun mimarı oldu.

Son dönemde Finlandiya futbolunun yetiştirdiği en iyi futbolculardan birisi olmakla beraber kulüp bazında en üst düzeyde forma forma giyen Pukki, hızlı, gol vuruşu ve uzaktan şutları etkili olan, bir anda hızlanıp defansın arkasına iyi sızan pırpır diye adlandırabileceğimiz forvetlerden ama fiziki açıdan yetersiz..  Schalke, en parlak döneminde iken transfer ettiği bu sarışın delikanlıya 1.5 milyon euro ödedi ve sözleşmesi seneye bitiyor yani maliyeti yüksek değil. Schalke, Huntelaar'ı elden çıkarırsa takımda direkt forvet olabilir mi tartışılır ama zor gözüküyor. Süper Lig ekiplerinin yerinde olsam gözüm kapalı transfer ederim, en kötü ihtimalle 1 seneliğine kiralarım..

Srdjan Lakic, 1.88'lik Hırvat golcü



Onun için tipik fox in the box striker desek yanlış olmaz. Kutudaki tilki yani ceza sahası içinde etkili, fırsatçı ve önlem almazsanız başınıza bela olabilecek tipteki futbolculara örnek olabilecek Lakic, şu anda E. Frankfurt'ta kiralık olarak forma giyiyor. Altyapı eğitimini Hajduk Split'te alan Lakic, ülkesindeki birkaç takımda oynadıktan sonra Hertha Berlin ile Bundesliga'ya adım atar. Berlin'de Pantelic'in arkasında yedek bekler. Fazla forma şansı bulamaz ve tecrübe edinsin, pişsin diye Eredivisie takımlarından Heracles Armelo'ya kiralanır. Takımının kümede kalmasında etkin rol üstlenen Lakic, 3 maçta 1 gol istatistiğini tutturarak 7 golle sezonu tamamlar ve takımının en golcü 2. ismi olur. Sonrasında ise asıl patlamasını yapacağı Kaiserslautern'e transfer olan Hırvat golcü, takımında geçirdiği 2. sezonda Bundesliga'ya yükselme başarısı gösterir. 

Bundan sonrası, benim ilkokul çağlarımda futbola iyiden iyiye heves ettiğim, vakit bulduğumda hangi lig olursa olsun özetlerini izlemeye çalıştığım zamanlardı ve o sırada Lakic, Bundesliga'da en iyi sezonunu geçiriyor, tesadüfen rastladığım bu adam evde küçük topumla yaptığım maçlarda dilime dolanıyordu. İlk olarak o muhteşem sezonunda Hamburg'a attığı frikik golü hafızamda yer edinmiş. Tabii yeni yeni ilgi duyan bir çocuk olaraktan frikik gollerinden etkilenmemek elde değil.  Nürnberg'e atığı çok klas bir kafa golü,
 Schalke'yi kendi evlerinde 5-0'lık skorla rezil ederken attığı 2 gol, yine Schalke'ye bu sefer Veltins Arena'da attığı golü var şuan aklıma gelen.. Herneyse Lakic, sezonu tüm kulvarlarda 23 golle tamamlarken lige yeni adım atan Kaiserslautern 7.sırada kendine yer bulur. Bir sonraki sezon Wolfsburg'a forması giyecek olmasına rağmen bitime 2 hafta kala küme düşme ihtimali bulunan yeni takımına gol atarak takımına galibiyeti getirirken Wolfsburg'u ateş hattına atar. Allahtan Wolfsburg son hafta galip gelir ve Lakic, Bundesliga 2'de oynamak zorunda kalmaz. Lakic, yeni takımında Mario Mandzukic ve Patrick Helmes'ın gölgesinde kalır ve forma şansı bulmakta zorlanır. Sezonun 2. yarısında İbisevic'in yerine doldurma düşüncesiyle Hoffenheim tarafından kiralanan ve yeniden Wolfsburg'a dönüş sürecinde süre alamayan, gol atmayı unutan Hırvat golcüyü zamanla bende unutmaya başlarım ta kii  Wolfsburg'tan kazandığı 2.6 milyon euronun yarısına Frankfurt'ta oynamayı kabul edene kadar.. Televizyon'da Hamburg - Frankfurt maçına denk gelirim ve golünü attıktan sonra formasının kolunu sıyıran , ilk kahramanlarımdan olan bu adam, biri klas kafa golü olmak üzere iki gol gönderir Hamburg filelerine. 1.5 yıllığına kiralandığı Frankfurt kariyerine iyi başlar fakat devamı getiremez. Bu hafta ilk 11'de kendine yer bulur 1 de gol atar.

Lakic, Inzaghi gibi fox in the box diye tabir tabir edilen, fırsatçı, önlem alınmadığında ceza sahasında tehlike yaratacak, bitiriciliği gelişmiş oyunculardan. En önemli özelliği ise sıçrama ve kafa toplarındaki hakimiyeti. Takım arkadaşlarına yüksek topları indirir, çok iyi yükselir, usta denilebilecek seviyede kafasını iyi kullanır fakat genelde oynadığı takımlarda düzenli olarak forma şansı bulamaz ve istikrarsız bir görüntü çizer. 2014 yılına kadar Frankfurt'a kiralandı, sezon sonunda ayrılma olasılığı da düşük gibi ama galiba ben büyük kulüplerde oynamayan, genelde orada burada saklı kalmış oyuncularla ilgilenmeyi daha çok sevdiğimden ve Lakic, çocuk yaşta etkilendiğim ilk forvetlerden biri olması nedeniyle bu yazıda ona da yer vermek istedim. Yine de olası transferinde büyük katkı sağlayacaktır.