19 Ekim 2013 Cumartesi

Adana ne renk?


20.10.13 Pazar, 19:00 Adanaspor - Adana Demirspor

(via @caricaturella)

4 Ekim 2013 Cuma

Bundesliga'nın Yenisi: Vaclav Kadlec


Frankfurt'un sezon başında Sparta Prag'tan transfer ettiği 21 yaşındaki çek yetenek Vaclav Kadlec lige hızlı bir giriş yaptı.

Zamanında Liverpool ile deneme antrenmanlarına çıkması, bir diğer ada ekibi Chelsea'nin kendisi için 6 milyon pound önerdiği söylentileri ve henüz 16 yaşında iken Sparta Prag formasıyla mücadele etmesi ve aynı sezon ilk golünü atarak erken yaşta vitrine çıkması Vaclav Kadlec'i çek futbolunun son zamanlarda yetiştirdiği en iyi ve en çok umut bağladığı oyunculardan biri olması için yeterli sebeplerdi.

Çocuk sayılabilecek yaşta Çek Süper Lig'inde oynamaya başlayıp, erken yaşta tecrübe edinmeye başlayan Vaclav Kadlec, zamanın başarılı kulüplerinden Bohemians altyapısında eğitim görmeye başlamış. Burada gösterdiği performansla, henüz 16 yaşındayken 500.000 euro karşılığında Sparta Prag'a transfer olmuş. Transfer edildiği sezondan bu yana giderek daha sık forma şansı bulmaya ve gollerini sıralamaya başlayan Kadlec'in adı bir dönem Chelsea ile anılmış, Premier Lig'e adım atacağı konuşulmuştu. Menajerlik oyunlarının wonderkidlerinden olan Kadlec, bir zamanlar adı büyük kulüplere anılmasına rağmen sezon başında Bundesliga'ya adım attı. Frankfurt kendisi için kulübüne 3.5 milyon euro bonservis bedeli ödedi. Kısa kariyerinde Sparta Prag formasıyla 105'i ilk 11 olmak üzere 147 maçta forma şansı bulan Vaclav, rakip fileleri 39 kez havalandırırken 13 gol pası verdi. Alt yaş kategorilerinde bir çok kez milli formayı giydikten sonra, 12 Ekim 2010 tarihinde, sakatlığı nedeniyle kadrodan çıkarılan Milan Baros'un yerine forma giydiği Liechtenstein karşılaşmasında bir de gol atan Kadlec, Çek futbol tarihinin en genç golcüsü ünvanını elinde bulunduruyor. Ayrıca bu yaz U21 Dünya Şampiyonasında 6 maçta 4 gol atma başarısı göstermiş.



Nasıl bir oyuncu?

Kadlec, Sparta Prag'ta vitrine çıktığında onu takip etmek, Youtube videolarından öte değilken, Bundesliga'ya adım atması ile kendisini 90 dakika izleme şansı bulmuş olduk. Öncelikle erken yaşta tercihini Bundesliga'dan yana kullanması, bir çok Çek oyuncuyu yapısında barındırdığı için büyük bir avantaj. Çok fazla uyum sorunu yaşamayacaktır ki performansına bakarsak yaşamadı da. 1.82 boyunda, yüz hatlarına bakıldığında bir lise öğrencisini andırmasına rağmen Çek futbolunun sert koşullarında yıllarca mücadele etmesi bu sorunu ortadan kaldırıyor. Bitiriciliği, 3.bölgede tutma, sırtı dönük oynama özelliği, hava toplarındaki becerisi ve dripling kabiliyeti ile ön plana çıkıyor fakat bazı forvet oyuncularının sahip olduğu defansif özelliklere sahip değil ve zaman zaman oyun içinde kayboluyor. 

İstatistiklere ve performansına bakıldığında tek forvet olarak oynadığında daha etkili oluyor. Frankfurt formasını giydiği ilk 3 maçta -Braunschweig, Dortmund, Bremen- teknik direktör Armin Weh tarafından en uçta tek forvet olarak görevlendirildi ve toplamda 3 gol, 1 asist kaydetti. Sonrasında Stefan Aigner ile ikili oynayan Kadlec, son 2 maçta vasatı aşamadı.  Dün akşam Apoel karşısında, 4-4-2 düzeninde Lakic ile birlikte sahaya sürülen Kadlec, 1 asist yaptı. Toplamda Frankfurt formasıyla, 8 maçta 4 golü ve 2 asisti bulunuyor.

Özellikle Braunschweig ve Werder Bremen karşılaşmalarında ortaya koyduğu performansı sezonun genelinde yaydığı takdirde sezonun en iyi transferleri arasına girebilir, Bundesliga ve Frankfurt onun için sıçrama tahtası olabilir. Belki de Çek futbolunun, Rosicky ve Nedved gibi isimlerin ardından yetiştirtiği en büyük oyunculardan biri sahne alıyor.

2 Ekim 2013 Çarşamba

Maç Yazısı: Antalyaspor-Beşiktaş


Atatürk Olimpiyat Stadı'nda üzücü olaylarla biten Galatasaray derbisine kadar geçen süreçte her şey Beşiktaş yönetiminin, teknik heyetin ve taraftarın hayal ettiği doğrultuda ilerliyordu fakat derbide gerek saha içinde ve dışında yaşanan provokasyonlar, gerek hükmen 3-0 mağlubiyetin tescillenecek olması ve akabinde gelen Antalyaspor yenilgisi rotayı tersine çevirdi.

Antalyaspor yenilgisine farklı pencerelerden bakıp, farklı yorumlar yapabilmek mümkün. -İlker Meral ve muazzam(!) yönetimine değinmek istemiyorum artık çok sıkıcı bir hal almaya başladı.-

1.) Ağır Defans Hattı: Escude, oyunu daha çok teknik becerisi ile oynayan, hızlı olmamasına rağmen, savunma yer tutma ve topu oyuna sokma konusunda belli kabiliyetlere sahip ağır bir defans oyuncusu ve Slaven Bilic'in oyun anlayışında Escude'nin topu oyuna sokma becerisi önemli yer tutuyor. Ama son maçta da görüldüğü üzere; Lamine Diarra gibi defansın arkasına etkili koşular yapan, süratli hücum oyuncuları Beşiktaş savunması için tehlike arz ediyor. Bu bölge için revizyon söz konusu olabilir. Hazırlık kampında dikkat çeken genç Pedro Franco veya illa sol stoper olacaksa Ersan Gülüm tercihi yadırganmaz. Ramon Motta takımın ihtiyacı olan agresifliği sahaya yansıtıyor fakat Serdar'ın ilk haftalardaki performasını ile son 2 maçta ortaya koydukları arasında uzak ara fark var.

2.) Psikolojik Etkenler: Tatsız olaylar yaşandığından beri tüm bunlar bir provokasyon olduğunu, Beşiktaş taraftarı olmayanların takımın ahengini bozmak amacıyla böyle bir işe kalkıştığı fikrine katılıyorum ve tüm bunlar yaşanırken sahada olan oyuncuların tüm -üstelik genç bir takımın- bunlardan etkilenmemesi mümkün değil. 

3.) Oğuzhansızlık: İtiraf edeyim; Takımda en beğendiğim oyuncu Oğuzhan. Oğuzhan olmadığında, Beşiktaş orta sahasının yaratıcılık sınırları çizilmeye başlanıyor. Topu ileri taşıyabilecek, kiliti açacak estetik oyuncu eksikliği hissediyor, gözler onu arıyor. Bilic'in elinde Sezer seçeneği var ama Sezer'in henüz hazır olup olmadığı da bir başka tartışma konusu.