29 Nisan 2013 Pazartesi

Gourcuff's




Yoann ve babası Christian Gourcuff

Baba Gourcuff ben kendimi bildim bileli Fransa Lig 1 takımlarından Lorient'i çalıştırıyor ve Yoann'ı futbola başlatan, belli bir yaşa gelene kadar özel olarak yetiştirerek Fransa futbolunun "Yeni Zidane"nını -bu konuda herhangi bir karşıt görüş bildirmeniz gayet doğal fakat potansiyel olarak hala bir umut var - bulmasında önayak olmuş bir adam, güzel adam! 

21 Nisan 2013 Pazar

Bağlasan Durmaz!



via @caricaturella 

Mutsuz? Gidici?

Fernandes'in son haftalarda düşen performansına mazereti  sakatlığı, basında çıkan asılsız haberler veya Samet Aybaba ile arasındaki hususlar mıdır bilmem ama hal ve hareketlerinden anlaşıldığı kadarıyla halinden memnun olmadığı 
ve biraz da kafasının futbol dışı meselelerle yoğun olduğunu düşünmemi sağlıyor. 

Samet Aybaba bugün basına yaptığı açıklamalarda Fernandes'le herhangi bir probleminin olmadığını aksine ona inisiyatif ve takımın liderliğini verdiği söylemesinin iyi bir mazeret olmadığı açık. Zaten kadroya baktığımızda- sadece kağıt üstünde değil, performans olarakta- takımın en iyi oyuncusunun Fernandes olması, Samet Aybaba'nın varlığında yada yokluğunda da takımın lideri olacağı zaten görünen bir şey. Akhisar maçında sahada olmamasını sakatlığına bağlasak bile Aybaba'nın demode olan maçtan 2 gün önce takımı kampa alma mevzusu -allah aşkına günümüz futbolunda maçtan önce kamp olayı nerede görülmüş?-ve özellikle son dönemde şikayette bulunup, suçu bir kerede kendinde aramaması onun huzurunu bozan asıl meseledir. Sonuna kadar da haklı! Aybaba takımın başında olduğu sürece hem o hem ben rahat değilim orası kesin!

ve
Kulübün berbat haldeki maddi durumunu bir nebze olsun düzeltecekse Fernandes'in satılmasını istemenin, istatistiklere bakaraktan ne kadar yanlış olduğunu anlamak zor değil. 



16 Nisan 2013 Salı

Ozzy Etkisi!



Öncelikle Oğuzhan gibi Avrupa standartlarında fark yaratabilecek kapasitede inanılmaz futbol zekası ve vizyonu olan bir süper yeteneğe sahip olan hocanın normal şartlarda Oğuzhan'ı ilk 11'de düşünmemesi futbolun adaletsizliği midir? değildir. Bu tamamen kör zihinliktir!

Maça gelecek olursak; Bursa maçı öncesi kadro seçimlerinden doğan şoku, Antalyaspor maçı öncesinde bir kez daha yaşamış bulundum. Oğuzhan'ın kulübede beklemesi henüz maçın başında da olsa  ilk 45 dakikanın tamamen futbol israfı olduğunu düşünmemle geçti ki.. öyle oldu. Takım bir bir türlü orta sahadaki yanlış oyuncu seçimlerinde doğan top tutamama ve 3. bölgede çoğalamama sorunu yaşarken Samet Aybaba'nın olağanüstü güçlerine bel bağladığı Fernandes'te gününde olmaması kendisini Oğuzhan yanlışından dönmeye teşvik etti. Oğuzhan oyuna girdikten sonra bir heyecan, bir çoşku vardı sahada ve henüz oyuna girdikten 134 saniye sonra futbol virtüözü Oğuzhan adeta futbol topuyla sanatını icra eden bir sanatçı edasıyla yaptı asistini ve oyunun kaderini değiştirdi.


Bir diğeri de Spor Servisi izlerken denk gelen "Oğuzhan bir winner mı yoksa değil mi?" sorusu idi. Sezonun geneline baktığımızda bunu söylemek biraz zor ama Mersin, Ordu deplasmanı ve bu maçta oyunun seyrini tek başına değiştiren oyuncu Oğuzhan'dan başkası değildi diyerekten belirtmek lazım.

9 Nisan 2013 Salı

Kaçınılmaz Son


Sakatlıkları bahane etmeden de eldeki oyuncu kadrosuyla normal bir ilk 11 sahaya sürme olanağı olan Samet Aybaba'nın saçma sapan format ve bir o kadar anlaşılması zor oyuncu tercihleri ile oluşturduğu ilk 11 mağlubiyeti kaçınılmaz kıldı.


Maçtan önce Samet Aybaba'nın anlamsız oyuncu seçimlerinden oluşan ilk 11'ine baktığımda yüzümdeki "ne oluyor lan?" ifadesinden yola çıkaraktan sadece benim değil tüm spor medyasının sezon başından beri dile getirdiği Beşiktaş'ın en zayıf halkası olarak bahsedebileceğimiz defansın solunda görev alan Gökhan Süzen'in maalesef Beşiktaş'ta oynayacak seviye de en azından şimdilik olmaması, olsa bile zaten zaten hücum gücü daha gelişmiş bir oyuncu olduğundan gençleri en iyi şekilde kullanması ile bilinen(!) Aybaba'nın ondan sol bek yaratma çabaları, hemen yanında sol stoper olarak 4 aydır oynamayan 33 yaşındaki fiziki açıdan iyi durumda olmayan ve zaten de %1oo hazır olduğunda bile gelişmiş pozisyon bilgisiyle Sevilla'larda oynayan çok ağır, fazla forma şansı bulamadığından takım arkadaşlarıyla uyumsuz Escude'nin Bursaspor gibi ligin en tempolu futbolunu oynayan takımlardan birine karşı sahada olması felaket sol bek performansı ve İbrahim Altınsay'ın transfer döneminde önerdiği söylenen Şener'in harika performansı ile desteklenince Beşiktaş'ın sol tarafı koridor değil otoban olduğunda Ersan Gülüm kenarda bekliyordu. Daha maçın 3.dk'sında Bursaspor o bölgede çok net bir fırsattan yararlanamazken 15.dk'da 1-0 öne geçtiğinde farkın 3 olmadığına şükretmek lazımdı ki zaten yediğimiz 3 golde defansın solundan geldi.


Maç günü kendi kendime forvet mevkinde kimin oynayacağı tartışırken; Samet Aybaba'nın hazır olmayan Niang tercihinden tecrübe ederekten ligin 2. haftasından beri sahalardan uzak Mustafa Pektemek yerine ilerde Holosko ile başlayacağını, kanatta ise belki tam hazır olmayan ve Bursa deplasmanı gibi zor atmosferlere alışık olmayan  Dentinho'yu değilde Hilbert'i tercih eder, arkasına M.Akgün'ü monte eder diye düşünmüştüm ama Sir, elinde yeteri kadar alternatif varken asıl mevkileri dışında alakasız noktalarda alakasız oyuncularla başladı.

Süper yetenek Oğuzhan'ın küfür nitelendiğinde algılanacak biçimde belki de hayatında ilk defa sağ kanatta görev alırken, Stuttgart şampiyon olduğunda sağ kanattaki performansı ile fark yaratan hatta o bölgedeki futbolu ile milli takıma bile çağrılan  Hilbert'in sağ kanatta düşünülmemesi, Gençlerbirliği'nde iken adını bile duymadığım ve hala Beşiktaş seviyesinde bir sağ bek olup olmadığına şüphe ettiğim Mehmet Akgün'ün orta sahada? Veli'nin yanında görev alması, kenarda da Necip'in, Dentinho'nun, Holosko'nun beklemesi şaka gibiydi!


Tüm bu yazdıklarım Bursaspor'un ısıran, tempolu, kusursuz futbolunu, Edu, Belluschi ve assolist Batalla'dan oluşan mükemmel orta sahasını, milli takım günlerine dönüş sinyali veren  fit Tuncay'ı, Türk futbolunun en yeni en yetenekli sağ beklerinden Şener'in genelinde Bursaspor takımını ve Hikmet Karaman'ın performansını gölgelemesin, tebrik ederim.

Zidane & Figo