16 Eylül 2013 Pazartesi
Maç Yazısı: Beşiktaş-Bursaspor
Samet Aybaba'sız Beşiktaş'ın maçlarını burada analiz etmek nispeten daha basitti çünkü daha çok eleştirisel olarak bir çok noktaya değinme durumu olduğu için bu satırları doldurmak, eksik yönleri yazmak, Bilic ve ekibinin yarattığı dört dörtlük Beşiktaş'ına göre daha kolay oluyordu.
Tam okuldan döndüğümde vakit bulmuş ve taslak için kafamda bazı fikirler belirmişken, alt yazıda Oğuzhan'ın 2 ay sahalardan uzak kalacağını görmem, bütün hevesimi bir anda aldı götürdü ama yine de bir kaç şey karalayacak olursak; uzun zamandır ilk defa bu kadar rahat Beşiktaş maçı izlediğimi hatırlıyorum. Bilirsiniz, Beşiktaşlı olmak zordur. Çarşı'nın bir marşında geçtiği gibi "bir derdim var bin dermana değişmem asla" misali.. Üstelik Bursa gibi ligin en zor deplasmanlarından birinde, bu denli rahat ve rakibe 90 dakika boyunca 1 dakika olsun oyunda var olma şansı vermeyen, okullar açılmadan 1 gün önce arkadaşlarla stres attığımız, izlerken gırgır şamatanın bolca olduğu maç ortamı sağladığı için tüm oyunculara, Slaven Bilic ve ekibine saygımı sunmak isterim.
Gökhan Töre, dünya çapında olan dripling yeteneğini abartmadan daha yerinde ve zamanda doğru tercihlerde bulunarak topu daha verimli kullanıyor. Olcay, geçtiğimiz sezona nazaran enerjisini daha verimli kullanıyor. Kaptan Sivok, sadece gol atmakla kalmıyor partneri Escude'ye bir de asist yapabiliyor. Fernandes usta ve çırağı Oğuzhan her zamanki gibi muhteşem ikili, en büyük destekçileri Atiba ise sahanın her yerinde. Çok iyiyiz, çoook!
Yeni Transfer Ramon
Ramon ile sahada her zaman ihtiyacımız olan yeterli agresifliği bulduğumuzu düşünüyorum. Tek maçla değerlendirmek doğru olmaz ama asıl sol bekimiz İsmail'in iyileşme süreci boyunca Ramon Motta ile o bölgede sıkıntı yaşamayız. Klasik Brezilyalı, bilekleri ortalama bir sol bek oyuncusuna oranla gelişmiş, bindirmeleri ile etkili olabilir.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder