5 Mayıs 2013 Pazar

Gol Sorununuzu Çözebilecek 3 Forvet


Malum transfer dönemi yaklaşıyor. Performans, maliyet ve olasılıklar çerçevesinde Almanya Bundesliga'dan ülkemize transferi gerçekleştiğinde başarılı olması muhtemel 3 özel forvetin değerlendirmesi. 

 Nikola Djurdjic, 27 yaşında, Sırp, Greuther Fürth oyuncusu 

Avrupa liglerini takip eden veya hobi niyetine taraftarı olduğu takım için kendi çapında scouting çalışmaları yapan biri olaraktan sadece benim değil birçok futbol severin son dönemde fazlaca dikkatini çeken, "paramı alırım, golümü de atarım" edasıyla geçirdiği  son 1 sezonda kendisi için ödenen meblağların çok çok üzerinde performans sergileyen yegane golcülerden Djurdjic, Norveç ligi ekiplerinden Haugesund'da 3 sezon da 75 maça çıkıp 46 gol kaydettikten sonra İsveç Allsvenskan takımlarından Helsinborg'a kiralanır ve burada da 11 maçta 10 gol atma başarısı gösterirken Uefa Avrupa Lig'inde 4 defa fileleri havalandırır fakat ardından sadece 1 milyon euro karşılığında Bundesliga'da ligin dibine demir atan Greuther Fürth'e transfer olur. Fürth'ün sezon boyunca yaptığı en olumlu hamle olan Djurdjic, 11'de başladığı ilk maçta, Veltins Arena'da 1 gol 1 asistlik performansı ile galibiyetin mimarı olurken takımının kümede kalma umutlarını taze tutmasını sağlar ve Sinisa Mihajlovic tarafından milli takım kadrosuna çağrılır. Nikola'nın Fürth gibi kapasitelerinin üst sınırı çok düşük olan bir takımda 12 maçta 5 gol atması bile bir başarıdır aslında.(zaten takımdaki diğer forvetlerin gol sayısı toplamı 1. Onu da Ilir Azemi bu hafta attı!)

Kuzey Avrupa liglerini kasıp kavuran fakat bu denli yetenekli bir oyuncu olmasına rağmen ikinci planda kalan bu saklı yetenek sonunda gün yüzüne çıktı ve bir çok Avrupa kulübünün peşinde olduğu söyleniyor. Türk kulüpleri hala kendisini keşfedemediyse söylenecek söz yok. En azından Google'a "maliyeti düşük olan ama çok gol atan forvet" yazıp, aratsalar bile rastlayabilirlerdi.

Peki nasıl bir oyuncudur? Nikola 1.85 boyunda ve fiziki olarak güçlü, kolay kolay yıkılmayan bir yapıya sahip. Boyundan dolayı hava toplarında da etkili olan bu adamın gol repertuarı  ise oldukça geniş. Youtube'daki "Nikola Djurdjic Highlights" veya son oynadığı Hannover maçında attığı ilk gole bakarsanız gol vuruşunun ve bitiriciliğinin son derece gelişmiş olduğu konusunda bana hak verirsiniz. Onun dışında asist yeteneği olan, pozisyon bilgisi gelişmiş, her an rakip savunma için tehlike arz eden ve kendisini Fürth forması altında izlediğimden midir bilmiyorum ama yeterli desteği alamadığında 3 bölgeden uzaklaşıp top almaya geliyor ve topu arkadaşlarını dağıtıp, takımı ileri taşıyor. Eee kaliteli adamın yanında en az onun kadar iyi birkaç adam olsun ki işini yapsın değil mi? 

Teemu Pukki, 1990 doğumlu, Finli, Schalke 04 oyuncusu 

 Pukki'yi Türk halkı olarak Finlandiya'ya kaybettiğimiz 3-2'lik hazırlık maçı ve ardından Şampiyonlar liginde temsilcimiz Galatasaray'ın Schalke 04 ile eşleşmesi ile tanıdık. Hikayesine geçmeden önce hiç tanımadığımız birine karşı bile yüzüne baktığımızda "bu adamdan zarar gelmez" diyebileceğimiz adamlardan biri gibi geliyor bana bu iyi niyetli, sempatik, İskandinav delikanlısı..


Pukki, ülkesinde futbola başladıktan sonra genç yaşta Sevilla'nın B takımına transfer olur. İspanya macerasında  Sevilla B takımı formasıyla maçlara çıkmasına rağmen as takımda sadece 1 maçta sonradan oyuna girme şansını elde ederken, İspanya'da yeteneğini sergileyebilecek bir ortamı ve huzuru bulamaz ve Finlandiya'nın en büyük takımı HJK Helsinki'ye transfer olur ve kaderi değişir. Yavaş yavaş forma şansı bulmaya başlayan Pukki ilk sezonunda 7 maçta 2 gol kaydederken, 2. sezonunda asıl patlamasını yapar. Ligde 18 maçta 11 gol 8 asistlik istatistik yakalayan Pukki, Almanya Bundesliga'ya transferini sağlayacak olan takımı Helsinki'nin, Avrupa Ligi eleme turunda Schalke ile eşleşmesinde 2 maçta Schalke ağlarına 3 gol gönderir ve kendisini Schalke radarında bulur. Bu eşlemeden sonra henüz 1 hafta dolmadan 1.5 milyon euro bonservis bedeli karşılığında Schalke'ye imzalayan Pukki, ilk 11'de forma şansı bulduğu ilk maçta 2 gol birden atarak Bundesliga kariyerine harika başlangıç yapmış olsada Raul-Huntelaar ikilisinin olağanüstü performansının gölgesinde kalır ve sezonun büyük bir bölümünü yedek kulübesinde geçirir. O sezon 19 maçın 5'inde ilk 11'de şans bulan Pukki 5 gol kaydeder. Bu sezonda Klaas-Jan Huntelaar'ın gölgesinde yedek kalmaktan kurtulamayan Pukki, maçlarda sonradan oyuna girip, az süre alsa da 3 gol atmayı başardı ve Schalke onun gol attığı karşılaşmalarda 7 puan topladı. Milli takımda ise 10 numaranın sahibi olan Pukki son olarak İspanya ile 1-1 berabere kaldıkları Dünya Kupası eleme grubu maçında gol atarak  
sürpriz skorun mimarı oldu.

Son dönemde Finlandiya futbolunun yetiştirdiği en iyi futbolculardan birisi olmakla beraber kulüp bazında en üst düzeyde forma forma giyen Pukki, hızlı, gol vuruşu ve uzaktan şutları etkili olan, bir anda hızlanıp defansın arkasına iyi sızan pırpır diye adlandırabileceğimiz forvetlerden ama fiziki açıdan yetersiz..  Schalke, en parlak döneminde iken transfer ettiği bu sarışın delikanlıya 1.5 milyon euro ödedi ve sözleşmesi seneye bitiyor yani maliyeti yüksek değil. Schalke, Huntelaar'ı elden çıkarırsa takımda direkt forvet olabilir mi tartışılır ama zor gözüküyor. Süper Lig ekiplerinin yerinde olsam gözüm kapalı transfer ederim, en kötü ihtimalle 1 seneliğine kiralarım..

Srdjan Lakic, 1.88'lik Hırvat golcü



Onun için tipik fox in the box striker desek yanlış olmaz. Kutudaki tilki yani ceza sahası içinde etkili, fırsatçı ve önlem almazsanız başınıza bela olabilecek tipteki futbolculara örnek olabilecek Lakic, şu anda E. Frankfurt'ta kiralık olarak forma giyiyor. Altyapı eğitimini Hajduk Split'te alan Lakic, ülkesindeki birkaç takımda oynadıktan sonra Hertha Berlin ile Bundesliga'ya adım atar. Berlin'de Pantelic'in arkasında yedek bekler. Fazla forma şansı bulamaz ve tecrübe edinsin, pişsin diye Eredivisie takımlarından Heracles Armelo'ya kiralanır. Takımının kümede kalmasında etkin rol üstlenen Lakic, 3 maçta 1 gol istatistiğini tutturarak 7 golle sezonu tamamlar ve takımının en golcü 2. ismi olur. Sonrasında ise asıl patlamasını yapacağı Kaiserslautern'e transfer olan Hırvat golcü, takımında geçirdiği 2. sezonda Bundesliga'ya yükselme başarısı gösterir. 

Bundan sonrası, benim ilkokul çağlarımda futbola iyiden iyiye heves ettiğim, vakit bulduğumda hangi lig olursa olsun özetlerini izlemeye çalıştığım zamanlardı ve o sırada Lakic, Bundesliga'da en iyi sezonunu geçiriyor, tesadüfen rastladığım bu adam evde küçük topumla yaptığım maçlarda dilime dolanıyordu. İlk olarak o muhteşem sezonunda Hamburg'a attığı frikik golü hafızamda yer edinmiş. Tabii yeni yeni ilgi duyan bir çocuk olaraktan frikik gollerinden etkilenmemek elde değil.  Nürnberg'e atığı çok klas bir kafa golü,
 Schalke'yi kendi evlerinde 5-0'lık skorla rezil ederken attığı 2 gol, yine Schalke'ye bu sefer Veltins Arena'da attığı golü var şuan aklıma gelen.. Herneyse Lakic, sezonu tüm kulvarlarda 23 golle tamamlarken lige yeni adım atan Kaiserslautern 7.sırada kendine yer bulur. Bir sonraki sezon Wolfsburg'a forması giyecek olmasına rağmen bitime 2 hafta kala küme düşme ihtimali bulunan yeni takımına gol atarak takımına galibiyeti getirirken Wolfsburg'u ateş hattına atar. Allahtan Wolfsburg son hafta galip gelir ve Lakic, Bundesliga 2'de oynamak zorunda kalmaz. Lakic, yeni takımında Mario Mandzukic ve Patrick Helmes'ın gölgesinde kalır ve forma şansı bulmakta zorlanır. Sezonun 2. yarısında İbisevic'in yerine doldurma düşüncesiyle Hoffenheim tarafından kiralanan ve yeniden Wolfsburg'a dönüş sürecinde süre alamayan, gol atmayı unutan Hırvat golcüyü zamanla bende unutmaya başlarım ta kii  Wolfsburg'tan kazandığı 2.6 milyon euronun yarısına Frankfurt'ta oynamayı kabul edene kadar.. Televizyon'da Hamburg - Frankfurt maçına denk gelirim ve golünü attıktan sonra formasının kolunu sıyıran , ilk kahramanlarımdan olan bu adam, biri klas kafa golü olmak üzere iki gol gönderir Hamburg filelerine. 1.5 yıllığına kiralandığı Frankfurt kariyerine iyi başlar fakat devamı getiremez. Bu hafta ilk 11'de kendine yer bulur 1 de gol atar.

Lakic, Inzaghi gibi fox in the box diye tabir tabir edilen, fırsatçı, önlem alınmadığında ceza sahasında tehlike yaratacak, bitiriciliği gelişmiş oyunculardan. En önemli özelliği ise sıçrama ve kafa toplarındaki hakimiyeti. Takım arkadaşlarına yüksek topları indirir, çok iyi yükselir, usta denilebilecek seviyede kafasını iyi kullanır fakat genelde oynadığı takımlarda düzenli olarak forma şansı bulamaz ve istikrarsız bir görüntü çizer. 2014 yılına kadar Frankfurt'a kiralandı, sezon sonunda ayrılma olasılığı da düşük gibi ama galiba ben büyük kulüplerde oynamayan, genelde orada burada saklı kalmış oyuncularla ilgilenmeyi daha çok sevdiğimden ve Lakic, çocuk yaşta etkilendiğim ilk forvetlerden biri olması nedeniyle bu yazıda ona da yer vermek istedim. Yine de olası transferinde büyük katkı sağlayacaktır.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder